Röportajlar

İlk röportajımız. İlk Konuğumuz. Fundalina Jolie

Written by Kerim Potuk

Blog yazarlarının yakından tanıdığı bir isim Funda Güleç ya da çoğunun bildiği ismiyle Fundalina ile siz markam.in okuyucuları için hoş ve faydalı olabileceğini düşündüğümüz sohbet havasında hoş bir röportaj gerçekleştirdik. Sorularımıza içtenlikle yanıt veren Funda hanıma bir de buradan teşekkür etmek isteriz. Buyurunuz röportajımıza.

Öncelikle sizi tanımak istiyorum. Rica etsem kendinizi biraz tanıtabilir misiniz. Funda Güleç kimdir?

Funda Güleç Yalçın Bilişim Teknolojileri Öğretmenliğinden Dijital İletişim Danışmanlığına geçiş yapmış, İstanbul’da eşi ve üç kedisi ile yaşayan, bilimin gücüne ve toplumsal faydaya inanan bir blog yazarı. Çok okuyan, gezen, izleyen, gözlem yapan, yaşayan ve bunları paylaşan biri.

Funda hanım oldukça popüler bir blogunuz var. Eminim ki bir çok blog yazarı blogunuzun seviyesinde bir bloga sahip olabilmek için can atıyordur. Blog kariyerinizi anlatabilir misiniz bize.

Blog kariyerim akademik çalışmalarımı paylaştığım bir blogspot hesabı ile başladı. Hatta ilk blogum şu anda bile yayında http://fundalin.blogspot.com.tr/ Ardından bunu kişisel blogum ile sürdürdüm. Şu an verdiğim hizmetlerle ilgili ek bir web sitem var.

Peki blog yazarı olarak bu kadar başarılı olmanızı neye bağlıyorsunuz.

Anlaşılabilir – sade bir dilim var. Okuyan kişinin ihtiyaçlarını ve sorularını çözümleyebilecek başlıklara yer veriyorum. Kendi merak ettiğim konulara yer veriyorum ve bunları araştırıp bir sonuca ulaştırıyorum. Bu açıdan kullanıcı dostu bir çizgi takip ediyorum. İstikrarlıyım ve yazmayı hiç bırakmadım. Düzenli ve benzersiz bir bakış açısıyla yazmak başarıyı getiriyor.

Başarılı bir blog oluşturmak konusunda sizden fikir almak isteyen bir çok kişinin olduğunu düşünüyorum. Sizce istediği başarıyı yakalayamayan blogların genel olarak yanlışları neler.

Çabuk pes ediyorlar ve düzenli yazmıyorlar. Sosyal medyada paylaşmak daha pratik geliyor ve bloglarını ihmal ediyorlar. Blog yazmak vakit ve emek isteyen bir iş ve başarı için süreç gerekiyor. Çoğu insan hızlı ilerlemenin peşinde, oysa blog adım adım tırmanmanız gereken bir merdiven. Bunların yanında elbette dikkat edilmesi gereken teknik detaylarda bolca var.

Blog konusunu kapatmadan önce son olarak blog yazarı diğer arkadaşlara bu süreçte ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz.

Kağıda ve kaleme dokunsunlar. Bol bol okusunlar, araştırsınlar ve notlar alsınlar. Haftalık bir yazım planı oluştursunlar ve bu plana bağlı kalsınlar. RSS kullanmak bir zorunluluk, beğendikleri blogları yakın takibe alsınlar ve düzenli takip etsinler.

Funda hanım blog yazarlığının dışında bir öğretmen ve sosyal medya danışmanısınız da. Öğretmenliği zaten hepimiz biliyoruz ama ben son dönemin popüler mesleği Sosyal Medya Danışmanlığı hakkında birkaç soru sormak istiyorum size. Sosyal Medya Danışmanlığı nedir ve siz bu işe nasıl başladınız?

Sosyal medyanın en eski yüzlerinden biriyim ve aynı zamanda gerçekten sosyalim. İnsanlarla el sıkışmaya ve iletişim kurmaya daima açığım. Yıllar içerisinde güzel dostluklar kurdum ve sosyal çevremi genişlettim. Kişilere markalar, markalarla çalışan ajanslar eklendi. Önce markalara ve ajanslara çalışmaya başladım ardından ise danışmanlık hizmeti geldi. Sosyal Medya Danışmanlığının kapsamı çok geniş. Bir marka veya işletme için uygun mecraları bulup, uygun bir iletişim dili oluşturuyorsunuz. Tetikleyici unsurları ve paylaşım planını kurguluyorsunuz. İzleme, analiz etme, raporlama ve sonraki adımları kurgulama bu danışmanlık hizmetinin sadece bazı parçalarını oluşturuyor.

Bir sosyal medya danışmanı olarak neler yapıyorsunuz? Genel hatlarıyla anlatabilir misiniz?

Markanın atacağı her adımı A ve B planları ile kurguluyor, gerekli noktalarda markayı temsil ediyor, olası krizleri gözlemleyip çözüm üretiyor, iletişim tetikleyicilerini belirliyor ve medya satınalma önerilerinde bulunuyorum. Mevcut veriyi yorumlayıp markalara – işletmelere bir yol haritası çıkarmak, eğitmek ve yönlendirmek işimin sadece küçük bir parçası. Danışmanlık demek sadece mevcudu korumak değil, geleceği görüp önlem almak, ileriye yönelik projelerin geliştirilmesine yön vermek demek. Vizyoner olmalı, araştırma yapmalı, güncele dahil olmalı, geleceği koklayabilmelisiniz.

Sosyal Medya Danışmanlığı yapmak isteyen benim gibi yolun başında olan kişilere ne tavsiyelerde bulunursunuz?

Bu işin sihri doğru kadroyu kurmakta ve altından kalkamayacağınız işlere bulaşmamaktan geçiyor. Belli bir deneyime sahip olmadan başarı gelmesi güç. Her marka, her kampanya, her kişi, her yönetici yeni bilgi ve deneyim demek. Önce sindirmek lazım. Kurallarınız, amaçlarını ve hedefleriniz olsun. Bunlardan ödün vermeyin ve hedeflerinize ulaştığınızda kendinizi ödüllendirmeyi bilin.

Funda hanım röportaj için çok teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki markam.in takipçileri röportajımızı çok beğeneceklerdir. Kapanışta da sözü size bırakmak istiyorum. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mıdır?

“Fayda görmeniz dileğiyle” ve “Bilgi paylaşıldıkça değer kazanır” benim hayata bakış açımı ve yaptığım çalışmaları özetliyor. Toplumsal fayda yaratmanın ve bilgimi paylaşmanın dışında bir derdim yok. Günümüzde herkesi bir fikri var ama çoğumuzun bu fikirler ilgili bilgisi – deneyimi yok. Okulda öğrendiğimiz bilgiler geride kaldı, öğrencilik ise yaşam boyu sürüyor. Okumayı, incelemeyi, araştırmayı hep hayatımızın odağına koymalı, yaptığımız işlere – fikirlere yansıtmalıyız.

Yazı hoşuna gitti mi? Öyleyse bültene abone ol ve en yeni yazılardan ilk senin haberin olsun.

E-Mail Adresiniz :

About the author

Kerim Potuk

Hoş geldin sevgili ziyaretçi. Buyarı okuyorsan muhtemelen sende merak uyandıracak kadar güzel yada kim ulan bu denyo dedirtecek kadar kötü bir iş yapmışımdır. Ben ilkini yaptığımı düşünüp egomu şişire durayım, sende oku bakalım hakkımda neler yazmışım.

3 Comments

Leave a Comment