Markalaşma

Blogunuzu mor renge boyayın ve kazanın

Written by Kerim Potuk

Bir çok pazarlama dehasına göre yaşayan en akıllı pazarlamacı olan İsveçli Pazarlama Guru’su Seth Godin’in ‘Mor İnek’ isimli teorisini duymuşsunuzdur. Son yıllarda işletme ve pazarlama dünyasına yeni bir anlayış kazandıran bu teoriyi kısaca açıklamak gerekirse bu açıklama kesinlikle ‘farklılık yaratmak’ olurdu.

Seth Godin Fransa’da yaptığı bir tren yolculuğu sırasında otlayan standart renklerdi ineklerin ne kadar silik olduğunu halbuki aralarından bir tanesinin mor renkli olsa ne kadar dikkat çekeceğini düşünür ve teori ortaya bu şekilde çıkar. Siyah, beyaz, sarı yada kahverengi. Tüm inekler birbirine benzer. Defalarca görseniz bile o ineğin aklınızda yer etmesinin imkanı yoktur Çünkü standarttır. Yüzbinlerce benzeri vardır.  Godin bu durumla ilgili olarak, “Aralarından bir tanesi mor renkte olmuş olsa diğerlerinden kolayca ayırt edilir.” diyor. İster ürün ister hizmet olsun pazarlama dilindeki bütün farklılaştırma stratejileri işte o sürüde farklılaşan mor ineğin üzerine kuruludur.

Mor inek tekniğini markaların şaşırtma tekniği olarak ta ele alabiliriz. Örnek vermek gerekirse rakip firmanız  “X” aynı ürünü daha fazla satabilmek için şu anda promosyon uyguluyor olabilir. Siz ve diğer benzer firmalar aynı fiyata sadece ürünü veriyorken, “X” firması yanında ufak bir hediye vererek müşterinin dikkatini kendi üzerine çekerek satışlarını artırmaya çalışıyor. Bu durumda sizde benzer promosyonlar yaparak “X” firmasıyla kendinizi eşitlemeye çalışacaksınız. Neden kendinizi eşitlemeye çalışıyorsunuz ki? Promosyonu o firmadan önce siz yapın ve onlar firmanıza yetişmeye çalışsın.

Seth Godin, Mor İnek adlı kitabının bir bölümünde “Farklı olan bir şey konuşulmaya değerdir, dikkate değerdir, istisnadır, yenidir, o bir mor inektir. Sıkıcı bir şeyse fark edilemez. Çünkü o kahverengi inektir.”sözleri ile, sıradan marka ve ürünlerin kalabalıkta nasıl kaybolup gittiğine vurgu yapmıştır. İşte bu noktada reklamcılar ve pazarlamacılardan da öte, şirket sahipleri ve yöneticileri, markalaşma sürecinde, farklı ve dikkate değer bir hikaye yaratmanın önemini kavramalı ve bu doğrultuda çalışmalar gerçekleştirmelidir.

Ben bu yazıya başlarken asıl hedefimi bloglar için mor inek teorisi nasıl uygulanır konusunu işlemek olarak belirlemiştim. Teori ile ilgili ufak tefek bilgilerden sonra artık bloglar için bu sistem nasıl uygulanabilir sorusunu ufak örneklerle birlikte anlatma zamanı geldi.

Mor inek teorisini blogunuzda kullanabilmek için öncelikli olarak rakip bloglarınızın neler yapıp neler yapmadığıyla ilgili bir araştırma yapmış olmanız lazım. Blog yazarları genel olarak her an bilgisayar ve internete ulaşabilir konumda olduğu için araştırma yapmadan atacağınız bir çok adımı atmış duruda olacaklardır.

Blog dünyasında farklılık yaratmanın ilk ve en önemli kısmı içeriğinizdir. Sizinle birlikte aynı konuları yazan yüzlerce blog varsa aralarından sıyrılmak için iki seçeneğiniz varı. Ya aynı konuları yazmaktan kaçınacaksınız yada aynı konuda olsa çok daha çarpıcı birşekilde yazacaksınız. Aynı ineği mora boyayıp göze çarpmasını sağlayacaksınız. İlk seçenek ele alındığında konudan feragat etmek işe yarar yada hada fazla ilgi görmesini beklediğiniz konuyu es geçmenize neden olacaktır. O yüzden ilk seçeneği pek tavsiye ettiğim söylenemez. İkinci seçenekteki farklılık yaratma kısmı ise rakiplerinizin hamlelerine göre değişebileceği gibi, kendinize bir tarz belirleyerek, belirli konular üzerine yazı dizisi şeklinde içerikler girerek, yazı sonlarında bir sonraki yazınız ile ilgili ipuçları verip merak uyandırarak, içerikleriniz de kullanacağınız görseller ve başlıklarda orjinalliği yakalamaya çalışarak gerçekleştirilebilir. Sonuçta dünyanın her yerinde “içerik kraldır”.

Kral belli ise diğer adımımız o krala bir krallık bulmaktır. Yani içeriğimizi sunacağımız şık, farklı ve akılda kalıcı bir tasarım. Tasarımın önemi bir blogun geleceği açısından çok büyüktür. Tasarımı ile davetkar bir görüntü çizmeyen bloglar takipçileri arasına yenilerini çok zor katarlar. Tasarımınız zayıfsa iş sadece içeriğinize kalır. İnanın işi sadece içeriğe bırakarak bir yerlere gelmek sadece çok tecrübeli yada yaratıcı yazarların işidir. Bu tecrübe ve yaratıcılığa sahip değilseniz tasarımınıza çok dikkat etmelisiniz. Kendimden örnek vermem gerekirse içerik oluşturma konusunda kendimi yeterince yaratıcı görmüyor ve tasarımımı günden güne iyileştirmeye çalışıyorum. Mümkün olduğunca site ile ilgili dönütler alıyor kullanıcı odaklı olarak ziyaretçileri takipçiye dönüştürmeye çalışıyorum.

İçerik ve tasarımda zaten fark yarattınız ama bu sizin yeterli olmuyor mu? Hedeflediğiniz kitleye daha kısa sürede mi sahip olmak istiyorsunuz? Bunun içinde çeşitli çekilişler düzenleyebilirsiniz.Bu başlık biraz maddiyat gerektiriyor gibi görünse de sizin yaratıcılığınıza göre çok ufak meblağlara hatta duruma göre bedavaya bile gelebilir. İsteğinize göre telefon yada bilgisayar hediye edebileceğiniz gibi kitap yada daha ucuz bir şey de hediye edebilirsiniz kullanıcılarınıza. Siteniz için baskılı kupalar yaptırabilir, matbaalarda üzerinde logonuzun bulunduğu bloknotlar bastırabilir yada sadece siteniz üzerinde kullanıcıların reklamlarını yapabilirsiniz. Bu başlıkta tek sınır sizsiniz. Siz ne isterseniz o olur.

Bloglar için yazdığım bu 3 paragraf haricinde yazı yazmayacağım arkadaşlar. Bu 3 paragraf ilk akla gelenlerden ve yazacağım diğer paragraflar ile sizlerin fikirlerini ortaya dökmüş ve farklılık yaratma isteğinizi baltalamış olabilirim. Önümüzdeki dönemde bu ve bunun gibi size ve blogunuza kazanç sağlayan makaleler ile yine karşınızda olacağım. Ayrıca takip eden arkadaşlar ise birkaç gün içinde farklılık yaratmak adına yapacağım etkinliklere şahit olacak ve belkide takip etmenin karşılığını ufak tefek hediyelerle alacaklardır. Kampanyaları kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımı takip edebilir yada yazının hemen altında yer alan rss abonesi olabilirsiniz.

Görüşmek üzere 🙂

Yazı hoşuna gitti mi? Öyleyse bültene abone ol ve en yeni yazılardan ilk senin haberin olsun.

E-Mail Adresiniz :

About the author

Kerim Potuk

Hoş geldin sevgili ziyaretçi. Buyarı okuyorsan muhtemelen sende merak uyandıracak kadar güzel yada kim ulan bu denyo dedirtecek kadar kötü bir iş yapmışımdır. Ben ilkini yaptığımı düşünüp egomu şişire durayım, sende oku bakalım hakkımda neler yazmışım.

Leave a Comment