Markalaşma

Başarısızlığa Mahkum Blog Yaratma Sanatı

Written by Kerim Potuk

İddia ediyorum yazacağım konunun en büyük uzmanı benim. İstemem yeter bir blogu berbat etmeyi yada berbat bir blog açmayı. Bir anlık bir gaza gelmişlik, düşüncesizlik ve sonunda elimde patlayan bir domain. Gerçi böyle deneme yamulma işleri kısa süreliğine de olsa keyif veriyor bana ama olsun. Her kula nasip olmaz böyle vizyonsuz hareketler. Kendimle gurur duyuyorum bu konuda 🙂 Hani belki sizde keyif falan alıyorsunuzdur diye tecrübelerimi paylaşayım istedim bu konuyla 🙂 Dinleyecekseniz anlatıyorum.

hitler-caps

1-) Neden blog açtığınızı bilmeyin.

Başarılı bir berbat etme operasyonu için ilk ve olmazsa olmaz kuralımız bu arkadaşlar. Blog açarken üzerinde fazla düşünmeyin ve neden blog açtığınız sorusuna sizinde adam akıllı bir yanıtınız olmasın. Adam akıllı bir yanıtınız olmasın ki buna bağlı olarak bir yol haritası da olmasın. Kaybolun bu koca dünyada. Ortaya mantıklı bir iş çıkaramayan. Ortada iş yoksa berbat edebileceğin birşey de yok demektir. Bu yüzden kafadan galip sizsiniz.

2-) Blogunuzun konusunu kimse bilmesin.

Blogunuzun konusunu tam olarak belirlerseniz de bu iş olmaz. Blog açarken ana düşünceniz aklıma ne gelirse paylaşırım olsun. Sonuçta blog benim ve içeriği de benim istediğim gibi şekillenir diye düşünün. Böylelikle hiç bir konuda uzmanlığınızı blogunuza yansıtamazsınız. Ziyaretçilerde ne bulacaklarını bilmedikleri blogları ziyaret etmeyi çok severler. Düşünsene herhangi birşeyle karşılaşabilirsin sitede. Ne büyük heyecan öyle.

3-) Alan adınızın hiç bir önemi yok

Hemen üstteki başlıkta ne demiştik? Blogunuzun konusu belli olmasın. Alan adı da bu konuyla oldukça ilişkili aslında. Herşeyi paylaşacağınız için gaydırıgubbak.com gibi birşey seçebilirsiniz. Domaine bakarak insanların içeriğiniz hakkında fikir edinememesi içeriğiniz ile ilgili duyacağı merak ve heyecanı üst düzeye çıkarır.

4-) Tema seçimi

Alan adınızı ve hostinginizi aldınız. İçerik girmeden önceki son adımdasınız demektir. Tebrikler. Bu adımda yapmanız gereken şey içeriğinize ve konunuza göre bir tema belirlemek. Özellikle kişisel bloglar için portal teması tarzında temalar biçilmiş kaftan. Her kategoriyi ayrı ayrı sergileyin ana sayfanızda. Bazıları çok karışık oluyor falan derse de kulak asmayın onlara. İnsanlar hergün 1 yazıda girseniz her kategoriyi ayrı ayrı görmeli ana sayfada. Aynı şekilde daha büyük siteler ise bir blog teması seçerek samimi bir ortam oluşturabilirler.

5-) Tarzınız farkınız

Yazılarınızı yazarken takınacağınız tarz ziyaretçilerinizi takipçiye dönüştürebilmek adına en önemli konu. Tavsiyem yazarken insanlarla yüz göz olmayın. Tek kişi bile olsanız yazarken “biz” algısı yaratın. İnsanlar sizin bir ekip olduğunuzu düşünsün. Kurumsal siteler normal bloglardan daha güvenilirdir değil mi. He birde yorumlara falan da cevap vermeyin. İnsanlar yorumlar üzerinden size çok yüklenebilir. Bu durum resmi havanıza zarar verir. Sakın!

6-) Aldığınız kararların arkasında durmayın

İşte bu benim en sevdiğim ve belkide keyif almamın nedeni olan başlık. Aldığım kararların arkasında durmamak 🙂 Açıklayayım değil mi bu cümleyi biraz. Hadi bakalım.

Aldığım kararların arkasında durmama eylemi en çok tema değişikliklerini sık yapmayı çağrıştırıyor bana. Amaç basit; hem ziyaretçiler hep aynı temayı görerek sıkılmasınlar hem de yeni yeni temalarla bloguma farklı özellikler kazandırmış olayım. Ben çok ekmeğini yedim bunun. Hani öyle ki tamam bu olacak dediğim bir temanın bile en az yarısını falan düzenlerim. İllaki farklı olsun yani. Benimle aynı temayı kullananlar olsa bile benimki gibi olmasınlar

İkincil olarak kategorilerde değişiklik yaparım fazlaca. Blogumun içeriğinin monotonlaşmaması için aslında buda. İlk birkaç ay kişisel blog olarak kullandığım blogumu, sonraki birkaç ay teknoloji blogu ondan sonra da moda blogu olarak kullanabilirim. Böyle yaparak hem fazla kazandıran sektörlere yöneliyorum hemde içeriğim monotonlaşmıyor. Ayrıca her konudan içerikte oluyor blogumda. Fazla bilgi ne zaman göz çıkarmış.

Şimdi okuduğunuz her adımı sırayla yaptığınızı farz ediyorum. Sizde oldukça keyif aldınız değil mi? Hem istediğin konuda yazdın hem de para kazandıran sektörleri takip ettin. Sürekli takipçilerin olmadı. Olsa da yorumları yanıtlamadığın için sana ulaşamadılar ve onları düşünerek yazmak gibi bir eylemde bulunmadığın için kafan fazla yorulmadı. Zaten blogculuk angarya bir iş biliyorsun. Böyle bir iş için kafa yormaya gerek yok. Aferin. Artık blogun silinmeye yada başı boş bırakılmaya hazır.

Yazı hoşuna gitti mi? Öyleyse bültene abone ol ve en yeni yazılardan ilk senin haberin olsun.

E-Mail Adresiniz :

About the author

Kerim Potuk

Hoş geldin sevgili ziyaretçi. Buyarı okuyorsan muhtemelen sende merak uyandıracak kadar güzel yada kim ulan bu denyo dedirtecek kadar kötü bir iş yapmışımdır. Ben ilkini yaptığımı düşünüp egomu şişire durayım, sende oku bakalım hakkımda neler yazmışım.

Leave a Comment